ÖLÜM GELİP BİR SOLUK ÖTENDE DURDUĞUNDA! PDF Yazdır E-posta
Yazar Filiz Genç   
Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:47

          Ölüm kaçınılmaz bir gerçek. Gerçekleşeceğine herkesin, istese de istemese de, inandığı bir mefhum! Aynı zamanda duyulduğunda bir o kadar insanı hayrette bırakan, olduğu yerde donduran ve yüreği sonsuz bir acıya gark eden çok etkili bir kelime! Etkileyiciliği bir “kelimeden” ibaret oluşundan değil elbette. Birebir duyumsayarak yaşadığımız için, en derin duygulara bizi salıverecek sonuçları olduğu için bu kadar etkili. “Nimetleri acılaştıran ölümü çokça hatırlayınız!” diye buyurur Peygamberimiz. Bir düşünürün dediği gibi; ölümü komşuya yakıştırıyoruz, başka başka insanlara yakıştırıyoruz, ama kendimize bir türlü yakıştıramıyoruz. Sevdiklerimize de…

Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:49 tarihinde güncellendi
 
ÖĞRETMENİM EL HİJYENİNE DİKKAT! PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:40

            El yıkamak sanıldığı kadar basit iş değil! El yıkama alışkanlığının kazandırılması çocukları pek çok bulaşıcı hastalıktan koruyor; ancak el yıkamak o kadar basit bir iş değil. Kurallarına uymazsanız, sadece sabunu köpürtmek hiçbir işe yaramıyor. Üstelik iyi yıkanmayan eller hastalıklara zemin hazırlıyor. Sağlık el temizliğiyle başlar! Araştırmalar, Türkiye’deki hastane enfeksiyonlarının kişi başına yılda 1500 Dolar gibi bir maliyeti olduğunu gösteriyor. Bulaşıcı hastalıkların önemli kısmının el temasıyla geçtiğini kaydeden uzmanlar, özellikle kreş, okul, yuva gibi toplu halde bulunulan ortamlarda çocukların ellerini yıkamalarının onları bulaşıcı hastalıklardan koruyacağına dikkat çekiyor.

Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:45 tarihinde güncellendi
 
BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARANLAR PDF Yazdır E-posta
Yazar Hüseyin Kara   
Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:20

           Dünya zindan mı? Eğer aklı başında ise bir insanın, bu güzelim dünyadan yeterince yararlanarak mutlu bir hayat sürdürememesi biraz düşündürücü değil mi? Şöyle bir baksak, bizi her yönden doyuma ulaştıracak şeylerin çevremizde bolca olduğunu görmek ve basit bir eylemle onlara ulaşmak pekala mümkün. Milyarlarca insana ve bir o kadar da yıl boyunca yetecek kadar zenginlikler, türlü türlü nimetler var. Öylesine ki, hiç kimsenin “bana yetmez düşüncesi”ne kapılmasına neden olacak bir durum yok. Yeryüzü, gökyüzü ve her ikisinin içindekileri bizim emrimizde olacak tarzda hazırlanmış durumda.

Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:26 tarihinde güncellendi
 
TEKNOLOJİ HARİKALARINA DİKKAT ! PDF Yazdır E-posta
Yazar Hüseyin Kara   
Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:04

           Günümüz çocukları dünün çocuklarından çok daha erken büyüyor. Bu büyüme fizikselden çok manevi bir büyüme, daha çok psikolojik. Onu hızlı büyüten anne ninnisine eşlik eden teknolojinin bütün imkanları çünkü. Dünün çocuklarının kulaklarının duymadığı sesler ve gözlerinin görmediği güzellikler günümüz çocuklarının çevresini sarmış durumda. Artık sosyal hayatın canlılığı çocuklarımıza büyük bir okul! Henüz okula başlamadan okulda öğreneceklerinin çoğuna muhatap günümüz çocuğu. Acaba günümüzün baş döndürücü teknolojisi çocuklarımıza avantaj mı yoksa dezavantaj mı sağlıyor? Dünün çocuğu mu yoksa günümüz çocuğu mu daha mutlu?

Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:15 tarihinde güncellendi
 
AİLENİN OKUL YÖNETİMİ İLE İŞBİRLİĞİNİ ENGELLEYEN ETKENLER PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Oğuz   
Cumartesi, 31 Ocak 2009 16:55

            Okul yönetiminin görevi, okuldaki tüm imkanları ve insan kaynaklarını eğitimin amaçlarına uygun olarak en iyi şekilde gerçekleştirmektir. Bununla birlikte okul yönetiminin iç öğelerden (yöneticiler, öğretmenler, uzmanlar ve eğitici olmayan diğer personel) ya da dış öğelerden (merkez yöneticileri, veliler, çevredeki baskı grupları, gönüllüler, meslek kuruluşları ve endüstri temsilcileri) kaynaklanan sorunları yönetebilmesi gerekecektir. Öğrencilerin başarı durumlarında tüm sorumluluğun öğretmenlere ait olduğunu düşünmemeliyiz. Çocukların eğitim sürecine katılmalarında yöneticilerin velilerle işbirliği içersinde çalışması ve ebeveynlerin bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

Cumartesi, 31 Ocak 2009 17:01 tarihinde güncellendi
 
EĞİTİM DÜŞÜNMEYİ ÖĞRETMELİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Adem Yıldırım   
Cumartesi, 31 Ocak 2009 16:24

            Dünyanın en zeki varlıkları sınıfında yer almamız, her bakımdan bizi yüceltmekte ve kalabalık canlılar aleminde hemen fark edilmemizi sağlamaktadır. Malum ki bizi bu şekil diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğimiz aklımızdır. Öyle ki bu üstün, bu mucizevi maddeye sahip olmasaydık bizim de diğer sıradan canlılardan ne farkımız olurdu? O zaman biz de şu an sınıflara ayırdığımız milyonlarca canlıdan biri olurduk. Peki öyleyse neden bizi bu derece yükselten aklımızı geri plana atmakta, kullanmamaktayız? Düşünmek çok uzaklarda mı? Daha da önemlisi ‘düşünme’ eyleminden tıpkı kiloları taşımaktan korkar gibi korkmakta, uzak durmaktayız.

Cumartesi, 31 Ocak 2009 16:34 tarihinde güncellendi
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 10 - 21

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün3
mod_vvisit_counterDün9
mod_vvisit_counterBu Hafta63
mod_vvisit_counterBu Ay171
mod_vvisit_counterToplam7025